headerphoto

Ben Hüsrana Komşuyum Orjinal Video Klip Tanıtım Videosu İzLe,Sagopa Kajmer

Sagopa Kajmer'in yeni çıkarmış olduğu Kötü İnsanları Tanıma senesi adlı solo albüm'ün Ben Hüsrana Komşuyum adlı şarkısına klip çekilecekti.Ne Zaman çekilecek derken melankolia.com.tr den yapılan açıklamada Ben Hüsrana Komşuyum'un ufak bir tanıtım videosu çekilmiş.Henüz Embed veren sitelerde olmadığından sadece mtv.com.tr de olduğundan burdan izleme gibi bi özellik yok fakat aşağıdaki linkten Ben Hüsrana Komşuyum'un ufak tanıtım videosunu izleyebilirsiniz.

http://www.mtv.com.tr/newsID.aspx?NewsId=3088

Varmısın Yokmusunda yeni rekor,Süha Abi Rekor Kırdı 146.000 Ytl,150.Özel Bölüm


Varmısın yokmusunda 30 mayıs cuma günü(dün)çok güzel bir akşam yaşandı.Süha abi özel olarak 150.programda yaşandı.Doğuştan engeli olan Süha abi çok güzel bir yarışma çıkartarak 146,000 ytl ile ayrıldı.Ayrıca varmısın yokmusundaki en büyük parayı almış oldu.

Yarışmaya 18 numaralı kutu ile başlayan Süha.Çok iyi bir başlangıç yaparak 1 ytl , 5 ytl ve 300 ytl yi açtırdı.Son 4 e 2 tane 500 1 tane 125 bin 1 tane 100 ytl sokan Süha abi'ye Hamdi Bey tarafından 125.000 Ytl teklif geldi.Süha abi,ailesi ve arkadaşları düşünürken Hamdi Bey tekrar arayarak süpriz yaparak rekor teklifi ileri sürdü.Süha abi kutusunda 500 Bin ytl hissediyordu ama ailece maddi sorunları olduğu için kabul etti.Daha sonra formalite icabı diğer kutularıda açtıran Süha Abi 2 500 bin ytl açtı yani tam yerinde kendini frenlemeyi bildi.Kutusundada 125.000 Ytl varmış.Hayırlı olsun diyoruz.Güle Güle 146,000 Ytl yi harcaması dileğiyle.

Bu arada 150. özel programda Varmısın yokmusun efsane eski yarışmacıları vede Hakan Şükür vardı.Galatasaraylı milli futbolcu Hakan Şükür'de bu mutlu günde Acun Ilıcalıya eşlik etti vede Süha abiye yardımcı oldu.

Nursel Ergin'in Göz Yaşartan Hikayesi,Varmısın Yokmusunun Mavişi


"Var mısın Yok musun" un 'Maviş'i Nursel'in gözyaşartan hikayesi.

Yetiştirme yurdunda büyüyen Nursel, Var mısın Yok musun yarışması ile binlerce kimsesiz çocuğun meleği oldu. 'Maviş' Anneler Günü'nde, annesiz yıllarını ve mücadelesini anlattı...

NURSEL Ergin (28), neşesi, samimiyeti ve güzelliğiyle Show TV'nin sevilen yarışmasının gözdesi oldu. Hep gülümseyen yüzünün ardında çelik gibi irade var. Annesi-babası boşanınca 2 yaşında ağabeyiyle yetimhaneye verilmiş. 11 yaşında amcası yanına almış. 18'inde evlenip 19'unda anne olmuş.

NURSEL, annesini ilk kez 2 yıl önce gördü. O anı 'Sabaha kadar ağladım' diye anlatıyor. Şimdi, kimsesiz çocuklar için savaşıyor. İnsanların onlara el uzatması, sevgilerini vermesi için çırpınıyor. 'Hayata 1-0 mağlup başladım, skoru 1-1 yaptım. Onların hayata yenik başlamasını istemiyorum' diyor...

Gökhan Özen Bize Aşk Lazım Yeni Albüm 2008 Dinle


Gökhan Özen uzun bir aradan sonra tekrar sevenleriyle buluşuyor.Türkiye'de büyük bir seyirci kitlesine ulaşan Gökhan Özen Bize Aşk Lazım adlı albümünü piyasaya sürüyor.

Gökhan Özen'in albümü 04.06.2008 tarihinde müzik piyasalarındaki yerini alacak.Albüm hakkında tam olarak bilgi sahibi değiliz.O yüzden albüm hakkındaki detaylı bilgiler yakın zamanda sitemize eklenecektir.Keyifli dinlemeler.

Türkiyede En Çok Oğlak Burcu insanı Var

Sabah'ın haberine göre, 10 milyon 41 bin 392 Oğlak insanını 7 milyon 964 bin 783 kişiyle Yengeçler izliyor, üçüncü sırada Balık, dördüncü sırada Kova geliyor. En az rastlanan burçlar ise Yay ve Akrep. Verilere göre, Türkiye'de çocuklara verilen isimler de değişiyor. Eskiden kızlara en çok Fatma adı verilirken geçen yıl ilk sırayı Zeynep aldı. Bunu Elif, İrem, Büşra ve Merve izledi. Eskiden kızlara en çok Fatma, Ayşe, Emine, Hatice Zeynep isimleri verilirdi. Eskiden erkek çocuklara en çok Mehmet, Mustafa, Ahmet, Ali ve Hüseyin ismi konulurken, geçen yıl erkek çocuklara en çok Yusuf ismi verildi. Bunu Arda, Mehmet, Mustafa, Ahmet ve Emirhan takip etti. Türkiye'de hem erkeklere, hem de kadınlara verilen ortak isimlerde ilk sırayı Yaşar alıyor. Onu, Ayhan, Dursun, İsmet ve Muzaffer takip ediyor.

İyi Bir Rapçi misin?, Rapper Olmakmı İstiyorsun,Melankolia Muzik


Sagopa Kajmer Melankolia Muzik olarak KuvvetMira ailesine yeni rapperler dahil ediyor.Yada demolarınız gerçekten iyiyse melankolia'nın resmi sitesinde sizin demolarınızı dinleyen bir kitleye sahip oluyorsunuz.

Bu Nasıl Oluyor.


Eğer gerçekten bu işten anlıyorsanız iyi söz yazıp aynı zamanda iyi birer beat yapabiliyorsanız.Yani gerçekten profesyonelce çalışmalar yapabiliyorsanız sendeyolla@melankolia.com.tr adresine demolarınızı yolluyorsunuz.Sagopa abimiz(sanırsam)bunları dinliyor vede sesiniz gerçekten güzelse Kuvvet Mira ailesine dahil oluyorsunuz.Yada Sağ köşedeki media playerdan Fan a tıklayan ziyaretciler sizin şarkılarınızı dinliyor vede belirli bir kitleye seslenme imkanı sağlıyorsunuz.

Bence bir denemekte fayda var belkide yakında sizin sözlerinizle şarkılarınızla rap camiası coşar.Hadi kolay gelsin

Eurovision 2008 Rusya 1. Oldu,Eurovision Galibi Rusya

Belgrad'daki Eourovision 2008 finallerinde Rusya birinci oldu.Genelde komşuların birbirine vermesi siyasi durumu dahada önemseyen bir eurovision oldu.Hiçbir ülke hakkıyla oy kullanmadı diyebiliriz bana göre.Çünkü her zamanki eurovision yarışları gibi komşular birbirlerine 12 puan verdiler.Şu anda isyan etme zamandı değil bence.Çünkü o ortamı görmek izlemek oylamalar bile yeter diye düşünüyorum.Oylamalara siyasi durumlar karışmasa bide en güzeli olacak.

İşte İlk 5:

1. Ülke :Rusya
2. Ülke :Ukranya
3. Ülke :Yunanistan
4. Ülke :ermenistan
5. Ülke :norveç

7. Ülke :Türkiye

Sanırsam Azerbaycanda 8. oldu.Buna sevindim.İlk defa katılan Azerbaycan iyi bir derece elde etti.Türkiye'den oylamalarla Azerbaycan'a 12 puan geldi.İlerde dahada iyi olurlar.

İnşallah nice Mor ve Ötesi'lerle 1.liklere ulaşırız.

Blogcuların Forumu Blogcuforum.net

Blogcuforum'u Blogculardan duymayan yoktur heralde.Ama olsun biz yinede tanıtalım.Belki duymayanlarımız vardır.Litfen duyanlar duymayanlara anlatsın.

Blogcuforum namıdeğer tamkarışık tarafından 2 ay önce açılmış.Bende ılk üyelerindenim fakat fazla takılmıyordum.Üye azlığı nedeniyle ilk zamanlarda kaynaşma yoktu.Fakat bir ara uğrayayım dedim eski blogcu forum gibi olmuş diyebiliriz.Herkes birbiriyle destek halinde.Bu yönden hoşuma gitti vede yaklaşık 2 haftadır hiç sıkılmadan takılıyorum.Sorunlarınıza anında çözüm getirecek arkadaşlarla dolu.Eğer sizde bir blogcuysanız gerek arkadaşlık gerek birşeyler öğrenmek gerekse birşeyler öğretmek maksadıyla takılmanızı dilerim.Bir gezin görün bana hak vereceksiniz.

http://blogcuforum.net

Ne Oluyor Bu Ülkede,16 Yaşındaki Kız Annesini Öldürdü...!!


Sabah gazetesinde okuduğum habere göre 16 yaşındaki T.Y.B. ilişkisi olduğu öne sürülen kişiyle birlikte, ilişkilerine karşı çıkan annesini öldürdü.

T.Y.B nin manitası ile birlikte bir plan yaparak annesinin onlara karışmasına engel olmak için öldürme kararı almışlar.Daha sonra eve gelen annesini ilk önce bıçaklayan verimsiz evlat T.Y.B daha sonra manitasının boğarak öldürmesine ses çıkarmamış.Cesedide ortadan kaldırmak için ormanlık bir alanda Tinerle yakan T.Y.B vede manitası alevlerin kendilerine sıçramasından dolayı yaralanmış.T.Y.B nin manitası hastanede tedavi olurken yakalanmış.T.Y.B ise halen aranıyormuş.

Çözüm üretmek yerine hapse atmak bence hiçbirşeyi değiştirmez.Tamam hapise atıp ıslah edeceksin ama bir çocuk annesini öldürecek kadar kendini bişey zannedecek olduysa burada kötü giden birşeyler vardır demektir.Bir kız annesini öldürecek kadar olabilirmi yahu.Anne hiçmi geleceğe dair birşeyler vermedide kıza bu kız bir manita için annesini öldürecek hale geldi.Devlet'i bırakın bir kenara şu anda bir ailenin çocuk eğitimindede bence büyük ölçüde sorunlar var.16 yaşındaki bir kızın annesini dinlemeyecek kadar büyük bir işe kalkışması baştan hata olmalı bence.Umarım aileler birazcık olsun bilinçlenir.Çünkü 16 yaşında bir kız bile bunu yapıyorsa Vay Halimize demememiz lazım...

Mor Ve Ötesi İle Delirdik Finaldeyiz...



Sırbistan'ın Başkent'i Belgrad'da düzenlenen Eurovision şarkı yarışmasına ''Deli'' adlı parçasıyla katılıp Türkiye'yi temsil eden Mor Ve Ötesi finallere kaldı.

İkinci yarı finalde 19 ülkeyle birlikte sahne alan Mor Ve Ötesi 20 Bin kişilik Belgrad Arenayı costurdu.Gayet başarılı bir performans sergileyen Mor ve Ötesi grubu başarısının meyvesini Finallere yükselerek aldı.

Mor ve Ötesi grubuna finallerde başarılar diyerekten yazımı noktalıyorum.

Abluka Alarm Hayal Mahali Ep si Sizlerle,Hayal Mahali Ep si İndir


Kuvvetmira bünyesinde bulunan Abluka Alarm yeni bir Ep ile tekrar karşımızda.Ben dinledim gayet güzel bir Ep olmuş.Sagopa Kajmer gibi bir Rapperin bünyesinde bulunupta kötü bir Ep yapmak zoru başarmaktan dahada zordur zaten.Her ne kadar Kuvvetmira eski Kuvvetmira olmasada şu andada gayet sağlam.Abluka Alarm'da bunun en iyi kanıtı.Hayal Mahali adlı Ep sini yapan Abluka Alarm'ın uzun zaman aradan sonra tekrar karşımızda olması iyi oldu.Abluka Alarm'ın Hayal Mahali adlı Ep sini indirmek için aşşağıdaki link e tıklayınız...

http://rapidshare.com/files/115784429/Abluka_Alarm_Hayal_Mahali.rar.html

Ceza Doa Muziğin Doası,Rap e neler oluyor



Son günlerde gerek internette gerekse müzik kanallarında Ceza ile Doa'nın Müziğin Doası adlı şarkısını dinlemiştirsiniz.Kimilerine göre güzel kimilerine göreyse kötü.Herkesin kendi fikri.Fakat Rap'i de Pop kültürüne benzetmeye çalışıyorlar.Pop kültürü güzel bir kültür fakat her önüne gelen popçu oluyor bu aralar vede dandik dandik şarkılarla insanları üzerlerine çekmeye çalışıyorlar onların kasetlerini kim alıyor şaşıyorum doğrusu.Ama gerçekten Popu pop yapan laikiyle şarkılar yapan sanatçılarımızda var.Ama o aynı poptaki pop yaptıgını zannedenler gibi bir Doa çıktı başımıza.Fizigi güzel tamam olabilir.Ama Rap'i oranı buranı açarak zedeleyemessin.Rap kültürü çıplaklıklara esir olamaz.Pop u yaptık bari rap i bu hale getirmeyelim.Keşke Ceza abimiz bunları birazcık dikkate alsa.İyi bir rapper ama Feat yaptığı insanları birazcık rap'e uygun insanlardan seçse.Şimdi bazıları rap de ne hemen kültür etmiş filan diyecekler.Rap Sago abimizin de dediği gibi Amerikalılar tarafından yapılmış olabilir fakat Araçtır bir vesiledir bizde bu vesileyi en güzel şekilde değerlendirmeliyiz.Umarım dediklerimi anlamışsınızdır.Katılıp katılmamak size kalmış.Ama birde bu açıdan bakın olaya..

Sekilnet Blog Yeni Bir Sayfa

Uzun zamandır bloguma kendimden birşeyler katmıyordum.Saoğulsun Türklerklanı,Hayatfan ve Tabuhan arkadaşımının kendinden yaz blogu blog yapan kendindir sözleri beni cesaretlendirdi.Aslında yazmak kolay fakat malum ekmek parası derdinden siz sevgili ziyaretçilerimize kendi emeğimizi sunmuyorduk genelde bo şeylerle insanların kafasını yoruyorduk.Ama artık tertemiz bir sayfa açıyorum.Aynı Sagopa'nın Siktirin Gidin şarkısından sonra benim dinleyicilerim beni küfürle dinleyeceklerine hiç dinlemesinler daha iyi sözlerindeki gibi.Beni okuyan benden birşeyler okusun benim bloguma haber sitelerinin yazdığı şeyleri okumak için gelmesin olayına girdim.

Yani kendimi zamanın akışına saldım.Bakalım zaman nasıl olacak.Herkese İyi Bloglamalar

Kavak Yelleri 50.Bölüm Özeti Oku-Kavak Yelleri Dizisi-Dizi İzLe-Dizi Özetleri-Kavak Yelleri 50.Bölüm


Kavak Yelleri’nin 50. bölümünde; Mine Efe’yi yüzüstü bırakınca Efe’nin imdadına koşan Aslı durumu düzeltmeye çalışır. Deniz ve Canan’ın yoklukları ise ilk günkü kadar yakıcıdır.
dizi Mine’nin son dakikada Efe’yi yüzüstü bırakmasının ardından, Alp Bey’in karşısında ne yapacağını bilemeyen Efe’nin yardımına Aslı yetişir. Alp Bey’e karşı bir anda oynamaya başladıkları bu oyun, hem Efe’nin, Aslı’nın arkadaşlığının değerini anlamasını sağlar, hem de her ikisinin kafasını karıştırır. Mine ise o sırada bilmedikleri büyük sorunlarla boğuşmaktadır. Dedesiyle kavga edip evden ayrıldığı yetmiyormuş gibi, Betül’ün evi terk edişinden de kendisini sorumlu tutar. Babasının onu nüfusuna geçirmek istemesi ise işlerin iyice karışmasına neden olur.
Konakta ise Hafizeler iyice çıkmaza girmiştir. Bir yandan manav kendi masraflarını zar zor çıkarırken, bir yandan da Ahmet’in ödemesi yaklaşmaktadır. Bununla birlikte, Hafize’nin de işine son verilmesi, ailenin canını iyice sıkar. Bu noktada Kamil’in bir karar vermesi gerekecektir. Ayşe Teyze ise Mine için her zamankinden daha çok endişelidir. Mine’nin babasını bulması ve onunla iyi anlaşması, Ayşe Teyze’yi büsbütün korkutmaktadır. Deniz’den ve Canan’dan hâlâ haber yoktur, ancak yoklukları hissedilmektedir. Hafize durumlarına mı, yoksa kızına mı üzüleceğini bilemezken, Aslı da Umut’la arasında yaşananlara hâlâ bir ad koymamaya kararlıdır. Tüm bunlar olurken herkes kendi sorunlarıyla boğuşmak zorunda kalacak, Efe iş hayatının ciddi yüzüyle tanışacak, Kamil ailesi için neler yapabileceğini gözden geçirecek, Aslı Umut konusunda sert bir uyarı alacak ve Cem, bir ihaleye girmemesi için ailesiyle tehdit edilecektir.

Sagopa Kajmer Röportajı,Zaman Gazetesi,Rap’den Rabb’e Sagopa Kajmer: Rap’in krallarından geçtim, gönül sultanlarına bağlandım

Rap’den Rabb’e Sagopa Kajmer: Rap’in krallarından geçtim, gönül sultanlarına bağlandım
H.SALİH ZENGİN
Yunus Özyavuz, nam-ı diğer Sagopa Kajmer, Türk rap müziğinin önemli ve farklı isimlerinden birisi. Onu kendi ifadesiyle diğerlerinden ayıran ve farklı kılan şey ise sözleri ve müziğinin kendine has oluşu.

Şarkı sözlerinde bolca Osmanlıca ve Farsça kelimeler kullanan Kajmer, “Yeraltı Operasyonu, Sözlerim Silahım, İhtiyar Heyeti, Sagopa Kajmer, 10 Kurşun, Bir Pesimistin Gözyaşları, G.O.R.A Soundtrack, Romantizma, Kafile, İkimizi Anlatan Bir Şey ve Kötü İnsanları Tanıma Senesi” isimli albümleriyle hatırı sayılır bir genç dinleyici kitlesini müziğine çekti. İçerisinde küfür barındıran eski sözleriyle arasını bozduğunu söyleyen Kajmer, ilginç bir itirafta da bulunuyor: “Şarkılarımın küfür içerdiği vakitlerde ailem beni hiç dinlemezdi.” Sagopa Kajmer, müzikte laf kalabalığını sevmediğini, önemli olanın özü yakalayıp az ve öz konuşmak olduğunu belirtiyor. Sözlerinin dinleyicilerinin aklında kalma sebebini sahip olduğu maneviyatla özdeşleştiren Sagopa Kajmer, “Ben dünya zevkleriyle ilgilenmiyorum. Son iki senem alim zatların hayatlarını araştırmakla geçti. Hâlâ benim için en mühim şey, o mübarek zatların dopdolu hayatlarından bir zerre olsun istifade edebilmek.” diyor. Sanatçı, bu kez sevdiği rap’çileri değil etkilendiği alimlerin isimlerini sıralıyor: Abdülkadir Geylâni, Ahmed el Bedevî, Hasan-ı Basri, Ahmed er-Rufai, Bişr-i Hafi, Buhari, Müslim... Eskiden rap’in önemli isimleriyle hemhal olan Sagopa Kajmer, “Ben rap’in krallarından geçtim, gönül sultanlarına bağlandım artık. O kadar muhteşemler ki!” diyor. Kur’an-ı Kerim okumanın kendisini çok rahatlattığını kaydeden rap’çi Kajmer, Allah’la olan irtibatını ise şöyle açıklıyor: “Ben ilk önce Rabb’in benden istediklerini uygulamaya koyup daha sonra O’ndan aldığım güç ile dua ediyorum. İrtibat, çokça zikretmektir. Kelimelerden geçtik biz, manaya indik.”

Küçükken de böyle çok konuşan biri miydiniz?


Sessiz bir çocuktum, müzik dinler ve mutlu olurdum. Çok fazla içime kapanıktım. Anca biraz açıldım diyebilirim.

Anne-babanız ne diyordu sizin bu küfürlü şarkılarınıza? Ailenizin büyüklerine karşı bir isyan duygusu oldu mu içinizde?

Bana ailem karışmaz. Ne yaparsam onlar için iyidir. Önceki şarkılarımdaki küfürleri de önemsemiyorum, sonuçta herkes küfreder. Ben eski şarkılarımla aramı çoktan bozdum. Ayrıca isyankar değilim ve isyan müziği de yapmıyorum. İlk önce yaptığım müziğin isyan müziği olmadığını anlamanızı isterim. Eskilerde takılmamak gerek. Aile büyüklerime boynum kıldan incedir. Aile en önemli sahipliktir. Şarkılarımın küfür içerdiği vakitlerde ailem beni hiç dinlemezdi, hatta pop müzik yap derlerdi. Ne zaman ki ‘Bir Pesimistin Gözyaşları' albümünü yaptım; hem insanların hem de ailemin müziğime bakış açıları değişti. Böylesi beni de mutlu etti. Ünlü olmamak için ses tonumu değişik kullanırdım. Zamanından kalan içime kapanıklığın dışavurumuydu bu.

Kelimelerin gücü adına çıktığınız bu yolda sizi ne susturabilir?

Eğer iyi sözler yazamasaydım benimle röportaj yapar mıydınız? Sanırım hayır. Kelimelerin gücü, cümlelerin gücü; bu ikisine müziğin sağlamlığı eklendiğinde bütünlük sağlanıyor. Eğer sadece iyi müzik olsaydı da sözler kötü olsaydı olmazdı. Ben bir bütünüm, bütünlüğüm olduğu için Sagopa Kajmer'im. Hissettiklerimi açığa vururken dikkatli olmalıyım. Bu benim disiplinim, prensibim. Beni susturabilmek için yaratılmış herhangi bir güç yok. Çünkü ben gücümü dinleyicimden, insanlardan alıyorum. Susturulması ancak kendine bağlı olan bir imkansızım.

İllâ ki ağız dolusu konuşmak mı gerekiyor? Sustuğunuz anlarda ne yapıyorsunuz?

Nasıl planlama yaptığınıza bağlı. Ben de herkes gibi insanım, susarım da konuşurum da. Önemli olan doğru zamanda konuşup doğru zamanda susmak. Dışarıdan nasıl göründüğümü bilemiyorum ama kendimi nasıl gördüğümü çok iyi biliyorum. Sustuğum zamanlarda murakabe yapar düşünürüm. Laf kalabalığını sevmem. Müzikte de laf kalabalığını sevmiyorum. Özü yakalamak, az ve öz konuşmak lazım.

Kaf Kef, Evliya-i Rap, Küheylan, Yaşlı Çocuk, Karizmatik Emmi, Melodrama, Sagopa Kajmer... Gerçek isminiz de Yunus. Niye bu kadar çok mahlas kullanıyorsunuz?

O an ne hissediyorsam o. Şarkılara göre de değişir, hislere göre de. Kendimle barışık yaşarım, mahlasları hissi olarak düşünmek gerek. Öyle gelişi güzel bir şey değil. Her bir mahlasım benim ayrı bir anlatımımdır.

Sözlerinizin akıllarda kalıcı olmasının nedeni ne? Dünya zevklerine fazla itibar etmemeniz mi, sözlerinizin felsefeyle yoğrulması mı?

Maneviyatım. Ben dünya zevkleriyle ilgilenmiyorum. Neysem oyum. Olduğum gibi görünürüm, düşündüklerimi şarkılarıma aktarırken kelime dünyası içinden en öz olanları yan yana koyarım. Anlaşılırlık sayesinde kalıcılığı yakaladım.

Amerikan kültüründen doğan rap müziğinin argümanlarını kullanarak, Amerikalı takılmamaktan, kendi değerlerimize sahip çıkmaktan bahsediyorsunuz? Bu çelişki değil mi?

O zaman şöyle söyleyeyim, hiçbirimiz e-mail ya da internet kullanmayalım, kola da içmeyelim, Amerikan markaları da giymeyelim. Allah vesileler yaratmış, vesileyi değerlendirmek esastır. Her ne kadar Amerika sokaklarından çıkmış olsa da rap bir araçtır. Amaçsa içinde gizlediğindir. Sen bir kısmını alır ve kendi özüne uyarlarsın. Rock müzik yapanlar da böyledir, pop da. Türkiye'de sahip çıkmamız gereken ne var? Kültür diyoruz, gelenek görenek diyoruz, ama izlediğimiz kliplerde çıplak hatunlar, gırla içki, kötü sesler ve bize uymayan görüntüler var. Bırak Amerikancılığı, zaten yırtınsan onlar gibi olamazsın ya da yarattığın sahtelikle onların gerçekliğini yakalayamazsın. Bizde hep dış ülkelere özenti var. Artık Türkçe o kadar değiştirildi ki, esas bunlarla ilgilenmek gerek. Sago bunu söyler.

Ortaya koyduğunuz Türk rap'inin hem Türkiye'deki rapçilerden hem de dünyadaki rapçilerden farklı yanları nedir?

Benim hem sözlerim hem de müziğim kendime has. Cevap olarak bu gerçeklik yeter. Malum Türkçe rap dendiğinde "Iııghhh çok itici buluyorum" diyenler o kadar çok ki! Benden sonra insanların rap'e bakış açıları değişti. Ailelere kadar ulaştım. Kitlelerin bana olan sevgisi diğerlerine olanlardan çok daha farklı. Beni ağabeyleri, öğretmenleri olarak görüyorlar. İşte fark bu. Ben bir yıldız değilim, bir ihtiyacım belki de, kim bilir.

Rap ortamının algı ve idrak seviyesi düşük mü?

Hayır, hayli yüksek. Dinleyenlerim çok zeki. Zeki olmasalar beni dinlemezlerdi. Çünkü ben de zekiyim. İdrake geç varanlar ise sonradan her şeyin farkına varıyorlar. Sonuçta anlamadan idrak olmaz. Konserlerde bağıra bağıra, ağlaya ağlaya şarkılarıma iştirak ediliyorsa o insanların idrak seviyelerinin düşük olduğu nasıl söylenebilir? Onlar canım benim.

Türkiye'deki rap sanatçılarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye gibi muhafazakar değerlere sahip bir ülkede rap gelişir mi?

İnsan kendini geliştirir, müzik gelişmez. Sen geliştikçe aracın olan müziği de değiştirirsin. Ne bileyim sözler değişir, anlattıklarının derinliği değişir. Muhafazakar bir ülkedeyiz diyorsunuz ama o eskidendi. Artık her şey o kadar serbest ki… Dünyayı gezdim, bizim kadar rahat ülke yok. Türk rap'inde neler oluyor bilmiyorum. Belki de umrumda değil. Herkesin bir şekilde amacına ulaşmasını ve bizim önderliğini yaptığımız bu türü geliştirmesini de canı gönülden istiyorum.

17 yaşında ‘Tepki' isimli bir rapçi "Kulağın boynuzdan korktuğu bir rap anlayışı var Türkiye'de. Büyükler bizi aşağıya itmeye çalışıyor" diye feryat ediyordu? Doğru mu bu?

Abartılı bir yaklaşım. İyi rapçi vardı da Türk rap dinleyicisi mi kabullenmedi? İyi olan her zaman iyidir ve iyi olan mutlaka sonuca varır. Ben 10 senede vardım. Ama vardım. Şahsi olarak derim ki; boynuzlar kimi zaman kulak altında kalırlar, kimi zaman onun üstüne çıkarlar. Boynuzuna göre değişir. Demek ki o boynuzlar kulağa ulaşamamışlar. Ulaşsalardı kendi özgürlüklerini tadarlar ve işin hazzına varırlardı. Bu denizin tüm suyunu bizler içeceğiz diye bir kaide yok.

İçerisinde gazel ve kaside olacak bir kitap yazmaya başlamıştınız? Ne aşamada?

Boş vaktim oldukça yazıyorum. Çok bir şey yok. Kaside, gazel vs. yazabilirsem ne mutlu bana.

Sizin sevdiğiniz rapçilerin isimlerini (Chuck D, Ice T, L.L, Krs, Cube, Kool Keith, Rakim gibi...) biliyoruz ama sizi kendine çeken evliya ya da derviş insanlar kimler?

Son iki senem alim zatların hayatlarını araştırmak ve onlardan feyzler almakla geçti. Hâlâ benim için en mühim şey, o mübarek zatların dopdolu hayatlarından bir zerre olsun istifade edebilmek. Beni derinden etkileyenleri büyük bir zevkle yazayım: Abdülkadir Geylâni (ks) en başta olmak üzere; Ahmed el Bedevî (ks), Hasan-ı Basri (ks), Ahmed er-Rufai (ks), Bişr-i Hafi (ks), Mahmud Hüdâi (ks), Şah-ı Nakşibendi, Feridüddin Attar (ks), Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (ks), Buhari, Müslim, Hakim Tirmizi, İbrahim Hakkı Erzurumi (ks), Muhyiddin-i Arabi (ks). O kadar çoklar ki her biri ile ilgili değişik hayranlıklarım var. O saydığınız rapçileri eskiden dinlerdim. Ben rap'in krallarından geçtim, gönül sultanlarına bağlandım artık. O kadar muhteşemler ki! Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme. İlk emir okumak, ama roman okumak değil.

Söz, bu topraklarda değerli bir enstrümandır. Rap sözün gücünü azaltmıyor mu?

Vezin problemi olmasaydı kısıtlama olmazdı. Fakat malum ritimsel bir bütünlük için lirikal açıdan düzenleme şart. Bu işi de herkes yapamaz, ustanın işidir. O nedenle ben ben oldum. Her ne kadar kısıtlı bir söz dizimi olsa da içi umman oldukça problem yok.

Sözün en etkili ve tasarruflu sarf edildiği kitap Kur'an'dır. Kur'an okuyor musunuz?

Katılıyorum. Elbette okuyorum, okumadan olur mu? O kadar rahatlatıyor ki!..

Allah'la dua ederek konuşurken kullandığınız kelimeler nasıldır peki?

Rabb’imiz bizlere sünnet izinden gitmeyi buyuruyor. Onunla iletişim için ilkin sünnete bağlanmak ve bu vesileyle doğruca ilerlemek gerek. Malum herkes canı sıkıldıkça Rab ile konuşabilir, içini rahatlatabilir. Lakin ben ilk önce Rabb'in benden istediklerini uygulamaya koyup daha sonra ondan aldığım güç ile dua ediyorum. Bir şey yapmadan bir şey beklemek ya da kuru kuruya dua etmek bana ters. İrtibat, çokça zikretmektir. Ben buna çok önem veririm. Bir süre sonra otomatik olarak iletişiminiz güçlenir. Kelimelerden geçtik biz, manaya indik.

Hem dindar hem pesimist olabilir mi insan?

Çelişki arayan için hayat çelişkilerle dolu. Mühim olan takdir etmek. Pesimist olmak, mecazi manada suskunluktur. s.zengin@zaman.com.tr

"Rap'i yozlaştıran ve serseriliği ön plana çıkaran Eminem, 5r0 cent gibi Amerikalı rapçileri yeriyorum. Umrumda değiller!"

Sizin ilk dönemler protest, daha küfürlü bir tarzınız vardı? Zamanla daha derin, manalı, aşk ve acı üzerine yoğunlaşan bir tarza kaydınız? Ne değişti, ne değiştirdi kelimelerinizi? Rap'çı Yunus, Hak'çı derviş Yunus olma azminde mi?

Her zaman aynıydım, siz beni geç yakalamışsınız. Her şey aynı. Yunus, Yunus’tur. Bizim Yunus. Ama sizin, ‘bizim Yunus' demeniz için beni daha iyi idrak etmeniz gerek.

Osmanlıca ve Farsça kelimelerini sık kullandığınız şarkılarınızı günümüzün gençleri anlayabilir mi? Son albümünüz Kötü İnsanları Tanıma Senesi daha sade ve yabancı kelimelerin azaltıldığı bir çalışma olmuş. Bu yöndeki şikayetlerin bir sonucu mu bu?


Hayır, daha fazla kişiye ulaşmak için daha anlaşılır olmak gerek. Tercih edilen yol bu. Kimsenin bir şikayeti yok. Hatta ben komple yabancı kelime kullansam da onlar ezberler ve hissederler. Herkese her türlü yazabildiğimi gösterdim en azından. Önceden benim için "sözlük ve kitap açıp yazıyor" denilirdi. Bu gibi cahilleri bilgimle ezdim. Ben sokak şairiyim diyorum. Bu şu demek; sokak kültürü ile iç içe yaşadım ve sokaktaki insanın diliyle nasıl müzik yapılır onu yaptım. Biraz kaba, biraz sert ama genelde etkili bir yapım var. Tamamıyla kendi tasarımım.

Gençleri alkolden, uyuşturucudan uzak durmaya çağırıyorsunuz. Oysa birçok insanın kafasında rap'in bu tür ortamlarda filizlendiğine dair bir yargı yok mudur?


Her duyulana ya da her insanın dediğine inanmamalı. Kötü de var, iyi de. Sage Francis adlı rap sanatçısını örnek verelim. Bu MC belki de en önemli rap yıldızlarından biri ve Amerika'da benim lirikalitemde olan, hissiyatı bana benzeyen bir sanatçı. Ne alkol içer ne de uyuşturucu kullanır. Ben bunlarla ilgileniyorum. Ve her fırsatta rapi yozlaştıran ve serseriliği ön plana çıkaran büyük Amerikalı rapçileri de yeriyorum. Bu Eminem olsa da dr dre ya da 50 Cent olsa da. Umrumda değiller! Onların sözlerinin toplamını karşınıza alın, gülersiniz. Kısacası Sago der ki; ağzı olan konuşuyor. Rap müziğinin kitabını yazacak derece bilgi sahibi biriyim. O nedenle işi kısaca özetleyelim: Rap demek iyi söz ve iyi yorumun kaliteli bir müzikle birleşmesidir. Bunu yaparken ne içtiğin ya da ne kullandığından ziyade çıkan şarkının kalitesi seni alakadar etmeli. Gençleri hiçbir şeyden uzak tutma gayretim yok. O gayreti onlar göstermeliler, ben de vesile olmalıyım. İşin özü Sago'nun sözüdür.
Kaynak:Gençlik.Zaman

Erkeklerin nesli tükenecek,Dünya Kadınlara Kalacak,Teknoloji Haberleri,Teknolojiden Haberler

Dünya 2238 yılında kadınlara kalacak. Ünlü bilim dergisi Focus, erkeklerin neslinin tükeneceğini açıkladı. Hatta bunun için tarih bile verdi.
Dünyaca ünlü bilim dergisi Focus, erkek neslinin kaderini masaya yatırdı. “Erkeksiz doğum” her geçen yıl bilim dünyasında kaydedilen gelişmelerle gerçek oluyor.

İskoç bilim adamları, 2005’te ilk kez sperm kullanmadan ve klonlama yöntemine başvurmadan insan embriyosu yarattıklarını açıkladı, yani “bakire döllenmenin” ilk adımları çoktan atıldı. Bilim adamları kadınlardan alınan doku örnekleriyle hem sperm hücresini hem de yumurta hücresini laboratuvar ortamında üretmenin mümkün olacağını belirtiyor.

Ancak kadınlar sadece X kromozomu taşıdığı için erkeklerde bulunan Y kromozomunun laboratuvarda elde edilecek olan yumurta ve spermden ortaya çıkması imkansız. Yani “erkeksiz doğum” yoluyla dünyaya gelecek olan bebeğin erkek olma olasılığı yok. Bu nedenle her geçen yıl erkek nüfusunun daha da gerilemesi söz konusu olacak.

Focus’un tahminlerine göre gelecekte şunlar gerçekleşecek:

* 2108’de kadınların erkeğe ihtiyacı olmadan hamile kalabileceği klinikler tüm dünyaya yayılacak.

* 2128’de dünya nüfusunun yüzde 70’ini kadınlar oluşturacak.

* 2158’de sperm bankaları tamamen boşalmış olacak ve son tüp ve son erkek bebek dünyaya gelecek.

* 2238’de dünyadaki son erkek ölecek ve tüm dünya kadın olacak.
Kaynak:İnternethaber

Bu Sınav Albert Einstein tarafından Hazırlanmış,Bilgi Sorusu,Bilen Kazanır

Aşağıdaki soruyu Einstein hazırlamış.Eğer cevabını bulursanız yorum olarak belirtiniz.Kolay Gelsin

KURALLAR :
1) Beş farklı renkte beş ev var,
2) Her evde beş farklı ülkeden birer kişi oturuyor,
3) Bu evlerde yasayan kişiler;
- Farklı marka içki içiyor
- Farklı marka sigara içiyor
- Farklı cins hayvan besliyor,
4) Sigara, içki ve hayvanların hiçbiri aynı cins değil.

VERILEN BİLGİLER :
1) İngiliz kırmızı evde yaşıyor.
2) İsveçli köpek besliyor.
3) Danimarkalı çay içiyor.
4) Beyaz evin solunda yeşil ev var.
5) Yeşil evin sahibi kahve içiyor.
6) Kuş bakan kişi Pall Mall marka sigara içiyor.
7) Sarı evin sahibi Dunhill marka sigara içiyor.
8) Tam merkezdeki evde yasayan kişi süt içiyor.
9) Norveçli ilk evde oturuyor.
10) Kedi besleyen kişinin evinin yanındaki evde oturan kişi Blend marka sigara içiyor.
11) Dunhill marka sigara içen kişinin evinin yanındaki evde oturan kişi at besliyor.
12) Blue Master marka sigara içen kişi aynı zamanda bira içiyor.
13) Alman Prince marka sigara içiyor.
14) Mavi evin yanında oturan kişi norveçli.
15) Su içen kişinin komşusu Blend marka sigara içiyor.

SORU : Balığı besleyen kimdir?

Cola Neden Soğuk İçilir-Kolayı Soğuk İçmedeki Amaç

Coca Cola'yı bulan şahıs bu işe başlarken tüm dünyanın tadını seveceği bir şerbet yapmayı kafasına takmış. Tüm servetini buna yatırmış. Sonunda da ünlü Coca Cola formülünü hazırlayıp piyasaya sürmüş. Ama sonuç tam bir fiyasko olmuş. Yılların emeği boşa gitmiş. Fakat daha sonra şirketin bir ortağı formülde hiç değişiklik yapmadan Coca Cola'yı bugünkü satış rakamlarına ulaştırmış. Ne mi yapmış? Sadece şerbeti soğutup satışa sunmuş! Bu nedenle tüm Coca Cola şişelerinin üzerinde "Soğuk içiniz" yazıyormuş.

Formülü açıklansa isteyen herkes evinde çay yapar gibi Coca Cola üretebilirmiş. Formül işte bu yüzden dünyanın en önemli sırrı gibi gizli tutuluyormuş.

Kimyayla alakası olan herkes bilir ki Coca Cola asidik yapıdadır. Bundan ötürü de dışarıya ısı verdikçe, yani soğudukça, daha "kararlı" hale gelir. Böylece de lezzeti artar. Coca Cola soğuk sevmemizin ve şişelerin üstünde "soğuk içiniz" yazmasının nedeni bu "asit-baz" ilişkisinden kaynaklanmaktadır..

Amerikalılar E-Posta Kullanmıyor-Abd nin İnternetle Arası

ImageBir firmanın yaptığı araştırma, ABD'deki bilgisayar kullanımı ile ilgili çarpıcı sonuçlar çıkardı. Yayınlanan rapora göre, Amerikan aile reislerinin internetle arası açık.

Ailenize SDN forumlarına üye olduğunuzu veya yeni bir e-posta adresi aldığınızı söylediğinizde kendinizi tuhaf bakışlar altında mı hissediyorsunuz? Bu durumu teselli eder mi bilinmez ama, Parks Associates adlı araştırma firmasının raporları, Amerika'da da gençlerin aynı sıkıntıları çektiğini gösteriyor.

Beşte Biri İnternete Girmemiş

Amerikan aile reisleri arasında yapılan araştırma, çarpıcı oranları ortaya çıkardı. Rapora göre, ailelerin %21'i daha önce hiç internette web sitesine girmemiş. Aynı oran, e-posta kullanımında ve internette bilgi araştırmada da gözleniyor. Diğer bir deyişle, Amerikan aile reislerinin beşte biri interneti kullanmıyor.

Bilgisayarda doküman oluşturmak söz konusu olduğunda ise durum daha da vahim hale geliyor. Aynı kesimde yapılan ankette gözlenen sonuç, %30'luk bir oranın daha önce bilgisayarda hiç belge oluşturmadığı şeklinde. Konuyu yorumlayan Parks Associates yetkilisi ise, yaş ve ekonomik durumun önemli faktörler olduğunu, ancak sorunun daha derinde yattığını, zira çoğu kişinin günlük ihtiyaçları için bilgisayar kullanmakta bir neden görmediğini açıklıyor.
Kaynak:Shiftdelete.Net

Mimsiz Hayat..!

Bloggerde olalı uzun zamandır mimlenmiyordum.Sağolasın hayatfan arkadaşım bu konuda beni yanlız bırakmamış vede beni mimlemiş.Mimlenmek o kadar büyük bir hadise değil blogcu camiasında pagerank değerine biraz katkıda olsun vede blogcular arasında ki dostluk gelişsin maksadıyla geliştirilmiş bir güzellik.Neyse beni mimleyen arkadaş hayatfan konu olarak "Hit yükseltmek için başvurulan saçma yöntemler". adlı saçma konuyu ele almış.Konudanda anlaşılacağı gibi garip bir mim olmuş.

Hit yükseltmek için başvurulan saçma yöntemler

1.)Kendinin 4 katı kadar yüksek pr li toplistlerle link takası yapmak.Pr 0 adamın pr 4 veya pr 5 toplistlerle link takası yapması gibi.

2.)Yazının 10 katı kadar etiket ekleme(Saçma görünümlü ama işe yarıyor:)
3.)Günde 20,30 yazı eklemek

Şimdi sıra bende.Bende Pası Emreblog Vede Ahmetdursun'a Atıyorum.Mimle Kalın

Bedava Forum Kurmak İstiyorum-Forum Sitesi Kurmak-Ücretsiz Forum Sitesi Kurmak İstiyorum


Herhalde internet kullanıp da bir foruma üyeliği olmayan yoktur sanırım. Bu nedenle forum nedir ne değildir herkes biliyor. Bu faslı geçip nasıl forum sahibi olacağınıza gelirsek;

Adım1: Forumotion sitesine girin ve sağ üst köşedeki "Create free forum" yazan yere tıklayın.
Adım2: Bu aşamada ekrana kullanmak istediğiniz tema örnekleri gelecek. Kuracağınız forumun temasını seçiyorsunuz. Beğendiğiniz bir temayı seçtikten sonra sağ alt köşede "Continue" yazısına tıkalyın.
Adım3: Artık forumunuzun temasını seçtiniz ve sıra forumunuzun ayarlarına geldi. Sırasıyla;

Title of your forum: bu kısma forumunuzun başlığını girin.
Category: forumunuzun hangi konu ile alakalı ise o kategoriyi tercih edin.
Description: forumunuzun açıklaması.
Internet Address of your forum: (at least 4 characters): En az 4 karakter olacak şekilde sitenizin ismini belirliyorsunuz.
Language used on your forum: Forum dilini seçiyorsunuz.
Hour / Timezone: forum saatini ayarlıyorsunuz.
--------------------------------------------------------------
Your e-mail address: e-posta adresiniz
Administration password: yönetici şifreniz.

En son kısma E-mail adresinizi ve şifrenizi seçtikten sonra yine sağ alt köşede "Continue" dedikten sonra sizden oluşturdugunuz şifreyi tekrar girmenizi isteyecek. Şifrenizi tekrar girdikten sonra artık sizin de bir forumunuz var. Hem de ücretsiz forum :) Böylece host ücreti, domain ücreti ödemeden ve trafik sorunu yaşamadan sizin de bir forumunuz olmuş olacak. Ne diyelim şimdiden hayırlı olsun ;)
Kaynak:Blogumdan

Yılın En Çok Arzulanan Kadınları-Arzulanan Kadınlar İzLe-En Çok Arzulanan Kadınlar-Kızlar



Yılın En Çok Arzulanan Kadınları-Arzulanan Kadınlar İzLe-En Çok Arzulanan Kadınlar-Kızlar

Avea’dan 106 ekran Plazma kazanma şansı,Avea Dan Kampanya,Avea Hattı Avantajları


Avea Futbol Paketi aboneleri Türkiye’nin de yer aldığı, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Plazma TV’den izleme şansı yakalıyor. 12 Mayıs - 1 Haziran 2008 tarihleri arasında takımının futbol paketine üye olanlar, Samsung marka 106 Ekran Plazma TV kazanan 3 kişiden biri olma fırsatını yakalıyor.

Avea Futbol Paketinde neler var?
Haftalık fikstür, maçlar öncesinde ilk 11 ve maçın künyesi, ilk yarı ve maç sonucu, toplu sonuçlar, puan durumu ve kulüp haberleri. Üstelik takımınızın her golü için Avea GoleKontör Kampanyası’ndan 3 kontör ya da 1 dakika kazanacaksınız. Avrupa Futbol Şampiyonası boyunca da Milli Takımımızın her golü için kontör/dakika yağmuru devam edecek.

Nasıl abone olacağım?
FB, GS, BJK ya da TS yaz 9494‘e göndermeniz yeterli.

Ücretlendirme nasıl?
Futbol Paketi’ne üyelik için 48 kontör hattınızdan düşülecek. 1 ay sonra ücretlendirme haftalık olarak yapılacak. Paket ücreti olarak da haftalık 12 kontör ödeyeceksiniz.
Kaynak:http://www.abonecell.com

Uefa Maçın Adamını Fatih Tekke Olarak Belirledi-Fatih Tekke Maçın Adamı-Zenit-Glasgow Rangers Maçı

UEFA Kupası'nı, İskoçya'nın Glasgow Rangers takımını 2-0 yenen Rusya'nın Zenit Saint Petersburg takımı kazandı.

İngiltere'nin Old Trafford Stadı'nda oynanan final maçında Zenit Saint Petersburg, 72. dakikada Denisov, 90'da Zyrianov'un attığı gollerle, rakibi Glasgow Rangers'ı 2-0 mağlup etti. Türk futbolcu Fatih Tekke'nin de 90 dakika forma giydiği karşılaşma sonucu Zenit, 50'nci UEFA Kupası'nın sahibi oldu.

Bu arada Fatih Tekke, UEFA'nın resmi internet sitesi tarafından "maçın adamı" seçildi.

Kaynak:Hurriyet

Parmaklıklar Ardında 23.Bölüm Full Dizi izle-23.bölüm Dizi izle